Bir kaplama birimi başlıca katot, anot., elektrolit ve uygun bir kaplama banyosundan oluşur. Bunun yanında bazı ek araçlara da gereksinim duyulur ve bunlar elektrolitin karıştırılması ve saflaştırılması için gerekli olan ve herhangi bir otomatik kontrol için gerekli olan araçlardır. Elektriksel araçlar ise ana güç kaynağından gerekli düşük gerilim (doğru akım) sağlamak amacıyla bir dönüştürücü (transformer) ve rektifiye edici araçlardır. Bazı hallerde motor jeneratörler'de kullanılmaktadır. Bu arada kaplama hücrelerine gerekli gücün istenen oranda verilmesini sağlayacak kontrol sistemlerine gereksinim vardır.
Metals, except in a few instances, are crystalline in nature and, except for single crystals, they contain internal boundaries known as grain boundaries. When a new grain is nucleated during processing (as in solidification or annealing after cold working), the atoms within each growing grain are lined up in a specific pattern that depends upon the crystal structure of the metal or alloy. With growth, each grain will eventually impinge on others and form an interface where the atomic orientations are different.
As early as the year 1900, it was well known that most mechanical properties were improved as the size of the grains decreased. A few notable exceptions exist where a coarse grain structure is desired. Alloy composition and processing must be controlled to achieve the desired grain size. Metallographers examine polished cross sections of specimens from appropriate locations to determine the grain size.
Forward
I put this FAQ in English measurements only. Questions, comments and suggestions are welcome but no flames please. This is the system that my colleagues and I have been using for years. All chemistries described herein are given in percent of weight. This is the industry standard. The grades I discuss are SAE (Society of Automotive Engineers). They are very comparable to UNS & AISI (American Steel Institute). I use the term "material" instead of "metal" very often in this FAQ. This is because many of these rules and methods can apply to anything, be it metal, plastic, glass or baby-poop.
bu site içerisindeki arkadaşlardan ricamız burada bulunan makalelerden yararlanırken makaleleri yazan arkadaşlarımızında emeğinin hakkını vermeleri için yazacakları yazı ve makalelerde kaynak kişi olarak göstermeleri önemle rica olunur.
Türkiyede çelik türleri olarak baktıgımızda genellikle küçük çaplı indüksiyon ocaklarında ve büyük çaplı işletmelerde genelde inşaa çelikleri yani düşük karbonlu alaşımsız çalik üretimi sözkonusudur daha yüksek mukavemete sahip çelikler ise bir elin parmaklarını geçmeyen sayıda işletmelerde yapılmakta yada dışarıdan ithal etmek suretiyle yapılmaktadır yani genelde dışa bagımlı bir ülkeyiz denebilir yeterli teknik imkanımız mı yok hayır oda değil ama yeteri kadar teknolojik makina ve inşaa tekniklerine yoğunlaşamadıgımızdan oluyor gemi inşa çeliklerinde genelde kullanılan çelkikler st42 tarzı sac malzeme vs çeliklerdir kalıp çılık teknolojisinde ise gerek sıcak iş çelikleri gerek soguk iş çelikleri ıslah çelikleri ve impaks gibi çelikler kullanılmaktadır .
SICAGA DAYANIKLI KROM CELiKLERi
Sicaga dayanikli krom celikleri, 12 kromlu celikler tipindedir. Bunlar hem yalnizca X 20 Cr 13 celiginde oldugu gibi kromla alasimlanirlar ve hem de ilave alasim elemanlanyla 12 kromlu celiklerin gelistirilmis cesidi tarzmda olabilirler.
Borlamanın Endüstriyel Uygulamaları
Bor ve bileşikleri özellikle çelik sanayinde üç önemli kullanım alanı bulmuştur. Bunlar;
1. Çelik üretiminde cüruf yapıcı.
2. Çeliklerde alaşım elementi olarak.
3. Çeliklerde yüzey kaplama ve sertleştirme ısıl işlemleri olarak kullanılmaktadır (Taşçı 1993).
Adhezif ve Abrazif aşınma şartlarında birçok kullanım alanı mevcuttur. Abrazif aşınmaya dirençli malzemeler olarak; vidalı sürücüler ve kovanlar, delinmiş veya dar ve küçük açılmış faturalar, makaralar, valf elemanları, şaftlar, tamamlayıcılar paslanmaz çelik malzemelerden üretilebilmekte ve ayrıca helikopter türbin çanakları borlanmış Ti-6Al-4V malzemeden üretilmektedir. Bu katagoriler ile ilgili diğer uygulama alanları şunlardır ( Sinha 1991 );
• DIN St 37 çeliğinden üretilen tel çekme aletleri, ringleri ve kovanlarında,
• Tekstil makinelerinde kullanılan dökme demir dramlarda,
• Su ayar vanalarının dörtlü kavrama besleyicilerinde (AISI 316 Ti çeliğinden),
• Ateşleme nozulları, girdaplı dönme elemanları ve kimya endüstrisinde petrol yataklı makinelerde enjektör başlarında,
• Çeşitli yüksek performanslı tekerlekler ve önemli motorlarda sürünme, sonsuz vida ve helisel dişlilerde.
• Doldurma elemanlarının nozulları,
• Ekstrüzyon sürücüleri, kovanlar, nozulları, üretim makinelerinin dönüşümlü akım blokları (ekstrüzyon ve enjeksiyon kalıplı makinelerde),
• Plastik endüstrisinde, mineral takviyeli plastik granüllerin yükleme elemanları için kontrol plakaları ve bentleri, dövme kalıpları, basma ve sürme matrisleri, kavrama halkaları ( takım çelikleri),
• Pres kalıpları, kesme şablonları, döverek kesme plaka muhafazaları(DIN St 37 çeliği),
• Seramik tuğla ve kapların kalıplanmasında kullanılan kalıplar, ekstrüzyon kovanları, iticileri ve ringleri (AISI 4140 çeliği),
• Ekstrüzyon tip’leri, geri dönüşümsüz valflar ve silindirler (Abrazif minerallerin ekstrüzyonu veya fiber glas takviyeli plastiklerin ekstrüzyonu için) (AISI 4150 çeliği),
• Demir dışı metallerin döküm besleyicileri (AISI H11 çeliği),
• Linyit kömür briketlerin taşıma levhaları.
Endüstride kullanılan bilumum malzemelerin şekillendirilmesi için kullanılan çeliklerdir.
Bu çeliklerden, imalat çeliklerinin aksine zorlanma şartları tamamen başka yönde olduğu cihetle, isteklerde daha değişiktir.
Bu çeliklerde istenen,
Sertlik, yüksek aşınma mukavemeti, normal ve yüksek sıcaklıkta kesicilik kabiliyeti, darbe ve vuruntulara karşı hassasiyetsizlik, korozyon dayanıklılığı vs. gibi önemli hususlardır.
Alüminyum profiller (ekstrüzyon ürünleri), çeşitli alaşımlarda, genellikle ekstrüzyon yöntemi ile üretilen, ölçü ve şekil itibarı ile çeşitli kesitlerde olan uzun ürünlerdir. Kesit şekli, kare veya dikdörtgen gibi basit bir geometriden, karmaşık şekilli içi boş profillere kadar sayısız alternatifte olabilir. Kesit şekli ve ölçülerindeki bu çok çeşitlik sayesindedir ki, alüminyum ekstrüzyon ürünleri, çok çeşitli uygulamalar için dizayn edilebilirler. Üstelik, uygulanabilen çok çeşitli "yüzey işlemleri" sayesinde, kullanım alanları daha da genişler. Yüzey işlemler, ürünün estetik görünümünü iyileştirmek ve/veya korozyon ve aşınmaya karşı direncini arttırmak için yapılır. Ayrıca, alüminyum profilin, ısı emme veya yansıtma ile elektriksel özellikleri de yüzey işlemleri ile değiştirilebilir. Yüzey işlemler, boyama, elektrolizle kaplama, yapıştırma gibi sonraki bir başka proses için hazırlık amacı ile de yapılabilir.
ÇELİK, bir Demir (Fe) Karbon (C) alaşımıdır. C’dan başka farklı oranlarda alaşım elementleri ve empürite elementler bulunur. Çeliğe farklı özellikler kazandıran içerdiği elementlerin kimyasal bileşimi ve çeliğin içyapısıdır. Çeliğe değişik oranlarda alaşım elementleri katılabileceği gibi, çeşitli işlemler (ıslah, normalizasyon vs.) ile içyapı da kontrol edilerek kullanım amacına göre değişik özelliklerde çelik elde edilir.
Aşınma, katı yüzeylerden olan malzeme azalması, malzeme kaybı ya da bu yüzeylerin kullanılmaz hale gelmesidir. Aşınma nedeniyle ülke ekonomileri açısından, büyük ölçüde madde ve enerji sarfiyatı olmaktadır. Aşınma türleri ve mekanizmaları bilgisi, bu kayıpları asgariye indirmede önemli bir rol oynayacaktır. Aşınma, genel olarak abrazyon, erozyon, adezyon ve yüzey yorulması olarak sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırma, aşınan yüzeye gelen yük, aşındırıcı parçacığın boyutu ve türü, temas şekli ve temas geometrisi gibi etkenler dikkate alınarak yapılmıştır. En fazla aşınma kaybı, genellikle abrazyon aşınması türlerinde görülmektedir.
Altyapısı 1930’lu yıllarda atılan Türk demir çelik sektörü, Türk ekonomisinin gelişmesinde ve endüstrileşmesinde önemli bir rol üstlenmiştir. Demir çelik üretimi ilk defa 1928 yılında, savunma sanayiinin çelik ihtiyacını karşılamak amacıyla, şu a MKEK olarak bilinen tesiste, Kırıkkale’de başlamıştır.
Türkiye’nin ilk entegre demir çelik tesisi olan Karabük Demir Çelik Fabrikaları (KARDEMİR), 1937 yılında işletmeye açılmıştır. Türkiye’nin yassı ürün talebini karşılamak için, ikinci entegre tesisi olan Ereğli Demir Çelik Fabrikaları (ERDEMİR) ise, 1965 yılında üretime başlamıştır. 1977 yılında, uzun ürün ve yarı mamul talebini karşılayabilmek amacıyla, Türkiye’nin üçüncü entegre tesisi, İskenderun Demir Çelik Fabrikaları (İSDEMİR) işletmeye açılmıştır.
Nanoteknoloji: anoteknoloji’nin birçok tanımı vardır. Bence en güzel ve en zarif tanım : “Atomsal düzeyde mühendislik”. Diğer tanımlarına ise Amerikan hükümeti raporlarından erişebilirsiniz. Burada önemli olan bir etki veya materyalin 100 nanometre civarında olmasıdır. Nanoteknoloji biraz da ilginç bir tartışma ortamı, mesela malzeme bilimciler nanoteknolojinin en çok kendileri ile ilgili olduğunu iddia ederler. Kimyacılar ve fizikçiler de bu tartışmaya katılırlar. Sonunda nanoteknoloji kralın paylaşılamayan kızı olur, çıkar.
Mekanik özellikler açısından, ekonomik olarak tedarik edilebilen az alaşımlı çeliklerden pek büyük farklılık göstermeyen paslanmaz çeliklerin, yüksek maliyetlerine rağmen uygulamada yaygın olarak kullanılmalarının esas nedeni, yüksek bir korozyon direncine sahip olmalarıdır...