Kategori arşivi: Genel

Suyun hacmi, donunca niçin küçülmüyor?

Yazıyı Paylaş

Suyun hacmi donunca neden artar?

Günümüzde ilim o kadar gelişmiştir ki, atomun, çekirdeğinin, çevremizdeki her şeyin, dünyamızın hatta gökyüzündeki yıldızların hareketlerinin şimdiye kadar keşfedilen ve bilinen fizik kuralları ile izahı mümkündür. Bildiğimiz her şey fizik kurallarına uyar. Bir şey hariç. Suyun hacmi, donunca niçin küçülmüyor? yazısına devam et

Yazıyı Paylaş

İngiltere’de trafik niçin soldan akar?

Yazıyı Paylaş

Bir zamanlar herkes İngilizler gibi yolun solundan gidiyordu. Bunun için de çok geçerli bir sebep vardı.

Yüzyıllarca önce yolun karşısından gelenin dost mu, yoksa düşman mı olduğunu kestirmek mümkün değildi. İnsanların çoğu sağ ellerini kullandıkları için, yolun solundan, duvar dibinden (yaya veya atla) giderek sol taraflarını emniyete alır, sağ ellerini kılıçlarını hemen çekecek şekilde hazır bekletirlerdi. İngiltere’de trafik niçin soldan akar? yazısına devam et

Yazıyı Paylaş

ExoMars Fırlatıldı

Yazıyı Paylaş

Avrupa Uzay İstasyonu’nun  kızıl gezegen Mars’a yedi aylık sürecek olan ExoMars görevi bugün başlatıldı. İletişimi sağlamak amacıyla tasarlanan 2 NASA telsizi uzay aracında bulunacak.

exomars

Nasa’nın hırsla yürüttüğü bu projenin diğer adımlarından biri de Mars’a insan yollamak. Projenin ilk ayağında, gelişmiş robotik uzay araçları insanlı NASA görevlerine hazırlık için Mars’tan bilgi toplayacak. Bilim adamları, Kızıl Gezegen’de canlı organizmalar tarafından üretilen metan gazı araştırması yapacak. Uzay aracının Ekim ayında Mars’a ulaşması bekleniyor.

Bu fırlatma da Kazakistan’daki dünyanın ilk ve en büyük uzay araçları fırlatma tesisi olan Baykonur Uzay Üssü’nden gerçekleştirilecek.

Yazıyı Paylaş

Boeing Uçan ve Yüzen Drone için Patent Aldı

Yazıyı Paylaş

ABD’li uçak üreticisi Boeing, hem uçabilen, hem de gerektiğinde denizaltında yol alabilen bir insansız hava taşıtı (drone) için patent aldı.

İngiliz Daily Mail’in haberine göre, söz konusu araç bir uçak gemisinden kalkıp denizaltıların peşine düşebilecek. James Bond filmlerinden fırlamışa benzeyen araç, bir komutta uçaktan denizaltıya dönebiliyor. Boeing Uçan ve Yüzen Drone için Patent Aldı yazısına devam et

Yazıyı Paylaş

TUBİTAK Batarya Araştırma Laboratuvarı

Yazıyı Paylaş

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nin (MAM) Enerji Enstitüsü Batarya Teknolojileri Laboratuvarı’nda uydu için lityum iyon pil ve turbojet motoru üzerinde çalışmalara başlandığını bildirdi.

tubitak

Işık, özellikle turbojet motorunun önemine vurgu yaparak, “Turbojet motoru projesi ile füze teknolojilerinde bir adım daha atacağız” dedi. Dünyada çok az ülkenin turbojet motorunu üretebildiğini belirten Işık, motorun yerli üretim olacağının da altını çizdi.

Nerelerde kullanılıyor?

Lityum iyon pili günümüzde en çok akıllı telefon ve tabletlerde kullanıyor. Normal pillere göre daha hızlı şarj olup, daha az enerji harcaması en önemli özellikleri arasında gösteriliyor. Diğer pillerin aksine şarjı yarıda kesmek, lityum iyon pillere zarar vermiyor. Ayrıca yine normal pillere göre çok daha hafif olduğu için, uydu teknolojisinde çok yarar sağlayacağı düşünülüyor.

Turbojet motoru ise havacılık sektöründe kullanılan jet motorunun çok daha güçlüsü olarak da biliniyor. Yapımı oldukça zor olan bu motorun, TÜBİTAK MAM tarafından ne zaman tamamlanacağı ise henüz açıklanmadı.

Yazıyı Paylaş

Radyasyon Geçirmez Malzeme Nasa Ödülü Aldı

Yazıyı Paylaş

Bursa’da faaliyet gösteren Işıklar Askeri Hava Lisesi öğrencileri tarafından “Milli Kalkan: Sodyum Pentaborat Projesi” kapsamında geliştirilen radyasyondan korunmaya yönelik materyal, Dünya Liselerarası Proje Yarışması’nda kimya dalında ikinci seçilerek, NASA ödülüne layık görüldü.

Lisede görevli Hava Öğretmen Binbaşı Mustafa Şevik, yaptığı açıklamada, iki yıldır yürüttükleri projenin, “Dünyanın sorunu olan ve etkileri giderek artan radyasyonun zararlı etkilerine karşı insanlığı korumak için neler yapabiliriz?” sorusuyla ortaya çıktığını söyledi. Radyasyon Geçirmez Malzeme Nasa Ödülü Aldı yazısına devam et

Yazıyı Paylaş

Kompozit Uçaklar Geliyor

Yazıyı Paylaş

Havayoluyla seyahati daha ucuz, daha keyifli, daha konforlu, havayolları için de daha verimli hale getirecek plastik gövdeli Airbus A350, yolculu seferlere başlamak üzere ilk sahibine teslim edildi.

kompozit-ucak

Avrupalı Airbus, Fransa-Toulouse’daki merkezinde, havacılıkta yeni dönemin kapısını açacak, en verimli uçağı, ilk polimer kompozit gövdeli orta boy, uzun menzilli, çift koridorlu A350-900 modelini ilk müşterisi Qatar Havayolları’nın filosuna törenle emanet etti. Qatar renklerine boyanan uçakla Toulouse semalarında Airbus, Qatar Havayolları, uçak motoru üreticisi Rolls Royce yetkilileri ve dünya medyasından 150 havacılık editörleriyle birlikte bir saatlik ilk uçuşu gerçekleştirenler arasında yer aldım.

Kompozit Uçaklar Geliyor yazısına devam et

Yazıyı Paylaş

Uzay İstasyonunda Üç Boyutlu Yazıcı ile Anahtar Üretildi

Yazıyı Paylaş

Uluslararası Uzay İstasyonundaki astronotlar e-posta ile gönderilen çizimleri üç boyutlu yazıcıya ileterek ingiliz anahtarı yaptılar. Böylece uzayda ilk defa 3 boyutlu yazıcı ile bir ürün üretildi.

Barry Wilmore

Böylece ilk kez uzaya e posta yoluyla bir gereç yollanmış oldu. Uzay İstasyonu Komutanı Barry Wilmore bir ‘cırcırlı lokma anahtar’ lazım olduğunu söyleyince, Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi Nasa böyle bir çözüm geliştirdi.

Daha önce bu tür durumlarda uzay istasyonundaki astronotlar ihtiyaçlarının karşılanması için bazen aylarca, bir sonraki ikmal uçuşunu bekliyorlardı.

3 boyutlu yazıcının mimarı olan Made In Space adlı şirketin kurucusu Mike Chen “Uzay İstasyonu Komutanı Barry Wilmore’un bu alete ihtiyacı olduğunu söylediğini duyunca yazıcıdan çıkarılmak üzere bir tane tasarlayıp herhangi bir roketten çok daha hızlı şekilde eline geçmesini sağladık” diyor.

Wilmore üç boyutlu yazıcıyı Uluslararası Uzay İstasyonuna 17 Kasım tarihinde kurmuştu. 25 Kasım günü yazıcıyı ilk kez kullanarak, yazıcı için gerekli bir yedek parçayı üretmişti. Nasa, astronotların bu teknolojinin kullanılmasıyla artık uzun süreli uzay görevleri sırasında ikmal uçuşlarına daha az bağımlı olabileceklerini söylüyor.

Yazıyı Paylaş

Sadece Metalurji Ve Malzeme Mühendislerinin Bildiği 15 Şey

Yazıyı Paylaş

1. Çevrelerindeki insanlar her zaman Meteoroloji ile karıştırırlar.

Meteorolojist değillerdir! Hava durumuyla korozif ortamlar bazında ilgilenirler. Bi’ de gezeceklerse hava durumuna bakarlar.  İşte metalurji ve malzeme mühendisliği.
 

2. Pas, asla, sadece pas değildir. En sevmedikleri ortam korozif ortamdır.

Korozif ortamla, korozyonla başlayalım! Herkesin bildiği en basit korozyon “pas”tır. Pas denilen şey, demiroksit için verilmiş isimdir. Bir korozyon ürünüdür, korozyon şeklidir. Yani korozyon malzemenin çeşitli yollarla bozunarak “kütle kaybetmesi” olayıdır. Ayrıca korozyon ürünlerinin rengi (artık pas demiyoruz!) sadece kahverengi olmaz! Bakır korozyonu yeşildir. Amerikalıların Özgürlük Anıtı da bakırdan yapılmıştır ve korozyon sonucunda şimdi rengine bürünmüştür. Küçük bir gerçek daha, paslanmaz çelik de paslanır!
 

3. Bir Sevdiklerinin Adını Bir De Demirin Atom Numarasını Unutmazlar!

Metalurji ve malzeme mühendisliği, inşaat demiriyle(?) sınırlı değildir! İnşaat demiri diye bir şey yoktur! Demir dediğin saf bir elementtir ve sen onu inşaatta veya başka yerde kullanamazsın. Çünkü yeterli mukavemeti yoktur.İşte bu sebepten dolayı inşaat demiri denmez! Yapı çeliği veya donatı çeliğidir adı! Resimdeki yapı çeliğinin adı da nervürlü yapı çeliğidir! O nervürlerin eğim açıları, nervür aralıkları, nervür şekilleri vs. hepsinin bir standardı vardır. (Hadi standart bonusu: TS 708 / 2010)
 

4. Zihinlerinde Mikroyapı Fotoğrafı Çekmeye Bayılırlar.

Metalurji ve malzeme mühendisi malzemeye bakınca, bakışları metalin içine işler. Gördüğü ürünün mikroyapı fotoğrafı zihninde canlanmayana metalurjist denmez!  Bir metal sadece metal değildir! Mikroyapı fotoğrafının dili vardır, çok şey anlatır. (Resimdeki tipik bir ferrit mikroyapısıdır. Ferrit ne ola ki? Dur, sabır, anlatılacak.)
 

5. Kristal deyince akıllarına direkt yapı gelir.

Malzemelerde kristal yapı denen bir olay vardır. Bu geometrik yapı birçok etmenden etkilenir. Ayrıca bu yapı hem seramiklerde hem de metaller de mevcuttur. Atomları düzenli dizilmeyen malzemelere de amorf denir. Bunları bilmeyene de metalurji ve malzeme mühendisi denmez. Saf malzemelerin kristal yapısında atomların dizildiği noktalarda sadece o elementin atomları bulunur. Başka atomlar bu yerleri işgal ederse işte ona katı çözelti denir. Metallerde buna alaşım denir. Bazı elementler birbiri içinde %100’e kadar çözülebilir, bazıları belirli miktarlar kadar çözülebilir.
 

6. Çelik diyince aklına bu grafik (demir-sementit denge diyagramı) gelmeyene metalurjist denmez.

Çelik diyince aklına bu grafik (demir-sementit denge diyagramı) gelmeyene metalurjist denmez.. 3500’den fazla çelik türü vardır ve her geçen gün sayısı artmaktadır! (Her alaşımın kendine has bir denge diyagramı mevcuttur.) Çelik; demirin en fazla kütlece %2 karbonla alaşımlanmış halidir. Ferrit dediğimiz Fe’nin en fazla %0.025 Karbon(C) çözebildiği fazdır ve her fazın kendine has kristal yapısı, sertliği, mukavemeti gibi mekanik özellikleri bulunur. Bir malzemede birden çok faz bir arada bulunur!
 

7. Seramik malzemelerin sadece çamur olmadığını çok iyi bilirler.

Seramik malzemeler de sadece çamur değildir! Örneğin killer hidratlı alüminasilikatlardır [ (Al)2(Si)2(OH)4 ]. Yahut şişesini gördüğünüz beyaz pudra veya talk pudrası olarak bilinen ürün de aslında bir seramiktir! Talk = [ 3(MgO).4(Si(O)2).(H)2O ] Seramiklerin çok özellikleri vardır. Yani sadece pişik için kullanılmaz! Uzaysanayisinden elektronik sanayisine kadar birçok alanda karşımıza çıkar. Fırınlarda bile var!
 

8. Onlar için Plastik yoktur, Polimer malzeme vardır.

1.bp.blogspot.com

Daha polimerlerden bahsedemedik bile! Plastik olarak bilinirler. Aslında plastik denilen şey, malzemede bir şekil değiştirme türüdür. Kalıcı olarak şekil değişimini ifade eder. Polimer malzemelerin(artık plastik demiyoruz) bazıları büyük miktarlarda plastik şekil değiştirme kabiliyetine sahip oldukları için plastik denmeye başlanmış. “Termoset”i vardır, “termoplastik”i vardır, “elastomer”i vardır.  Termoset polimerler sıcaklık arttıkça sıvılaşmaya yaklaşmazlar. Bozunurlar. Termoplastikler sıcaklıkla artışıyla sıvılaşmaya doğru giderler. Elastomerler (lastik gibi) büyük elastik şekil değişimi gösterirler. Yani kuvvet kalkınca ilk hallerine dönerler. Teflon’un aslında polimer olduğunu bilirler. Teflon, DuPont firmasının patentli ürünün adıdır. Teflon politetrafloroetilen(PTFE) bir polimerdir. .Artık tabi ki plastik demiyoruz, polimer malzeme diyoruz.
 

9. Ortalığı Çok Fazla Kırıp Dökerler.

Polimerler ile plastik şekil vermeyi de anlattık. Şimdi gelelim bir sonraki safhaya. Her malzemenin mekanik özelliklerini anlatan grafikler mevcuttur. Bu grafikleri de çeşitli tahribatlı testlerle yaparlar. Örneğimiz çekme çekme testi üzerinden gerilme-şekil değiştirme (gerinim,gerinme) grafiğidir. Plastik şekil değişimine başlama noktasına akma sınırı denir, o sınırın ifade ettiği kuvvete de akma mukavemeti denir. Çekme mukavemeti de malzemenin kaldırabileceği en çok güç anlamındadır.
 

10. Her malzemeye farklı davranılacağını çok iyi bilirler.

Bir malzeme beklenen davranışı sergilemeyebilir. Bunun bir çok sebebi olabilir. Mesela malzeme göstermesi beklenen akışkanlıkta değildir. Yahut, beklenen mukavemette değildir. Bıkmazlar, usanmazlar, o sebebi bulurlar. İşte üretim de başka bir macera… Malzeme üretimi ayrıdır, ürün üretimi ayrıdır. İstenen malzemeyle istenen ürün aynı anda dahi üretilebilir. Malzeme üretiminde, hammadeden üretimden tut, geridönüşümden bırak. Ergiyikten tut, yakarak üretmekten bırak… Ürün üretimi de ayrıdır. Kaynak olur (içinde bir sürü alt tür var), talaşlı olur, plastik şekil verme olur. Olur da olur… Enjeksiyonundan, dökümüne… Çeşit çeşit, tür tür, bol bol! Var da var. Çok var… Herbiri mikroyapıyı etkiler, üründen istediğin özellikleri etkiler. Küçük bir not daha, her sıvı metal sıcak renkte görünmez. Örneğin sıvı alüminyum metalik gri renktedir. Soğuk zannedip elinizi sokarsanız, bilin ki yaklaşık 600 santigrad ile oynuyorsunuz!
 

11. Terzilikten Pek Bi’ Anlarlar.

Kompozit malzemeler temel türlerin, çeşitli yöntemlerle birlikte kullanılmasıyla ortaya çıkan malzeme grubudur. Fiberi (ip işte, ip) var, elyafı var! Birbirleriyle etkileşimleri, kendi içinde etkileşimleri, düğümleri birlikteliği bir çok şeyi incelerler. Bir zamanlar bunlar modaydı, şimdi nanomalzemeler ünlü oldu.
 

12. Ver Abime Bir Nano!

Ne meşhur oldu bu sıralar… Küçük bir not daha nano boyutta robot daha yapılamadı. Nano:  1 mm, 1 000 000 nanometredir. Yani, milimetrenin milyonda biri! Her hidrofobik(sudan korkan, su tutmayan, yani ıslanmayan) ürüne nanoteknoloji diyenlere de inanmayın arkadaş.
 

13. Malzeme Muayenesini doktor edasıyla yaparlar.

Malzeme Muayenesin’nin çeşit çeşit yöntemi vardır. Ama temelde tahribatlı ve tahribatsız olarak ayrılırlar. Sonra gelsin seviye seviye sertifikalar! Ürünü ürettik bitti, yok. Malzeme, o istenen malzeme mi? İçi dışı bir mi? Hepsine bakılır. Radyografik Muayene yapanı gördüyseniz  dozimetresiz dolaşmayın. Koşarak radyasyondan kaçılmaz!
 

14. Ne İş Yaparlar?

He he, hava durumu sunuyoruz… (!) (‘Meteoroloji’yi de “hava durumu sunuyor”a getirenlere esefle bakıyoruz!) Ülkemizde bu konu üzerine çeşitli bölümler mevcuttur. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği, Malzeme Mühendisliği, Seramik Mühendisliği gibi bölümler, adı üzerinde mühendislik dallarıdır.
 

15. Titanik’in batmasının sebebi, metalurjik sebeplerdir!

Titanik’in batmasının sebebi, metalurjik sebeplerdir! Geminin su altındaki kısmında, malumunuz, su geçirmez perdelerle birbirinden ayrılmış bölümler mevcuttur. Titanik, su alırsa bu perdeler ve bölümler sayesinde geminin batması engellenir. Ancak Titanik üretilirken metalurjik etmenler tamamen gözardı edilmişti. Titanik perçinleri, içyapısı birbirinin aynısı olmayan perçinlerdi. Bazı perçinler çok daha fazla karbonluydu, bazıları az karbonluydu. Diğer bir husus da perçinlerin karbonsuzlaşmasıydı. Bu da perçinlerin farklı mekanik özellikler göstermesi demekti. Yani farklı kuvvet taşıma özellikleri vardı. Malzemeyle ilgili bilinmeyen bir etmen de aynı malzemenin farklı sıcaklıklarda farklı özellikler göstermesiydi. Titanik buz denizinde ilerken, geminin metal parçaları, sıcaklığın çok düşmesi nedeniyle gevrekleşmişti. Yani taşıyabileceğinin daha altıdaki kuvvetlerde ani kırılma gösterecekti. Çarpışma sonucu açılan delik bu sebeplerden dolayı büyümüştür. Böylece Batmayan Gemi, batmıştır…
 

Kaynak: Onedio

Yazıyı Paylaş

Ekstraktif Metalurjiye Genel Bakış

Yazıyı Paylaş

Metalurji temelde iki ana dala ayrılır.

  1. Ekstraktif Metalurji
  2. Fiziksel Metalurji

Bu yazıda Ekstraktif Metalurji’yi inceleyeceğiz.

Ekstraktif Metalurji

Cevherden metal kazanımı demektir. Metaller tabiatta diğer elementler ile oksitli veya sülfürlü bileşikler halinde mineraller içerisinde bulunurlar. Bu mineral karışımından ekonomik olarak metal veya metaller üretilmesi mümkün olduğu durumda bu mineral karışımı cevher adını almaktadır. Soy metaller tabiatta nadiren serbest halde bulunabilirler.

Ekstraktif Metalurjiye Genel Bakış yazısına devam et

Yazıyı Paylaş